SONGÜL ŞAMİLOĞLU

SONGÜL ŞAMİLOĞLU

Songül Şamiloğlu

7 Ekim, 15:46 ·

MİZAH VE SİYASET
Mizah; bir düşünceyi,bir eylemi resim, karikatür,hikaye,roman, şiir, fıkra ve hiciv gibi yöntemlerle eleştirme sanatıdır.
Yazılı olduğu gibi, sözle de yapılır.
Mizah özünde gülmeyi amaçlar,ancak; içinde nezaketi ve inceliği de barındırarak, eleştirilerle insanların düşünmelerini ve dersler çıkarmalarını da amaçlar.Bu nedenle; mizah hayal gücünden çok,tarihten, günlük hayatın içinden,olup bitenden, dünyadaki olaylar ve gelişmelerden beslenir.
Mizah bir sosyal ihtiyaçtır.Bireyleri birbirine yaklaştıran hatta dost olmalarını sağlayan, önemli sosyal etkileşimdir.
Örneğin; toplumdaki çirkinlikleri, aksaklıkları, iğneleyici ama esprili ifadelerle anlatan Nasrettin Hoca' nın fıkraları gibi...
Yada Temel'in fıkraları gibi..
Mizah; toplum tarafından eleştirilen, hoş karşılanmayan durumları dile getirmek amacıyla da yapılır ve temelinde muhalefet etmek vardır.Bu nedenle mizah yaşamın her alanında olduğu gibi; siyasetin doğasında da vardır, ancak; siyasi mizah; hoşgörü,tolerans ve sevgiyi içinde barındırmalıdır.Yoksa; nasıl siyasi gerginlikler sonlanacak?
Nasıl toplumsal birlik ve bütünlük sağlanacak? Nasıl hoşgörü ve tolerans topluma hakim olacak?
Örneğin; geçmiş yıllarda TBMM de CHP li bir Milletvekili kürsüde AP sini eleştirirken" Düşmüşsünüz bir uyuz atın peşine,bir topal atın peşine" der.
Bu konuşma üzerine kürsüye gelen Sayın Başbakan Süleyman Demirel derki" Sizin siyasi muhatabınız benim,ne söyleyeceksiniz bana söyleyin.Atın ne günahı var?"
Bu sözler üzerine gergin geçen oturum,yerini gülmelere ve samimi bir ortama bırakır.
Geriye de böylesine güzel mizahî anılar kalır.
Geçmiş yıllarda siyasete; mizahı, hoşgörü ve toleransı getiren bir başka siyasetçi de Sayın Erdal İnönü' dür.
SHP Genel Başkanlığı döneminde, diğer sol parti liderleri ile toplantı için bir restorana gider.
Garson" Birşey almak istermisiniz efendim" diye sorar.Erdal İnönü" Teşekkürler.Biz zaten birazdan birbirimizi yiyeceğiz" diye yanıt verir.
Bu mizahla gerginlik yerini samimi bir havaya bırakır.
Yine; Erdal İnönü'ye hakaret eden bir partili ihraç edilmek üzere disiplin kuruluna verilir.Bu duruma itiraz eden İnönü derki" Size ne oluyor yahu,adam size değil,bana küfretmiştir" diyerek ihraca engel olur.Böylece hoşgörü ve toleransın örneğini göstermiş olur.
Demem o ki; siyasilerin eylemi, konuşmaları gelecek kuşaklara esin kaynağı olmalıdır.Belkide çoğunun tez konusudur.
Öyleyse; siyasete mizahla da yaklaşmak gerek,zaten içinde mizah olmayan hiçbir konuşma ilgi çekici değildir.Hatta, özgün ve yaratıcı olmalıdır, çünkü; akılda kalanlar daha çok mizahtır.
Tıpkı; siyasi mizahın büyük ustası Aziz Nesin'in öyküleri gibi..!

Songül Şamiloğlu
07 Ekim 2019