RUFAY KARAHAN

RUFAY KARAHAN

       KAMUOYUNA-YSK SEÇİM YASAKLARI VE CHP 

     İktidarı , muhalefeti, irili ufaklı bütün siyasi partilerin eşitlendiği dönemler, özgür ortamda yapılan propaganda faaliyetleri ile seçmenleriyle buluştuğu ve seçimlerin yapıldığı dönemlerdir.

      Ülkemiz 31 Mart 2019 tarihinde yapılmak üzere yine böyle bir seçim dönemine girmiştir.

      Ancak; bu seçimlerin, seçime girecek siyasi partiler açısından eşitler temelinde yapılmadığını, iktidar partisinin elinde bulunan devletin hükümran imkanlarını kullanımı eşitler ilkesini bozduğu kamuoyunca açıkça görülmektedir.

       Kaynağını anayasamızın 79.md. alan, aldığı kararları tartışılmaz ve başka bir üst merci ye taşınamaz  olan YSK’nın seçim yasaklarına dahil edilen makamları sıralarken hali hazırda AKP’nin, yani, bir siyasi partinin Genel Başkanı olan Sayın Cumhurbaşkanını seçim yasaklarından muaf tutmakla  ilgili vermiş olduğu  19.12.2018 gün ve 1119 sayılı karar, anayasa ve seçimlerle ilgili bütün kanun ve hukuk kurallarının ihlal edildiği, eşitler temelinde seçmene ulaşması gereken siyasi partilerin eşitlik ilkesinin yok sayıldığı bir karar olarak ortada durmaktadır.

      Yüksek Seçim Kurulu tarafından, Cumhurbaşkanı sıfatını  taşıması bahane edilerek  aslında AKP’yi koruyan, devletin olanaklarıyla tek taraflı sonsuz propaganda serbestisi tanıyan, Anayasayı ihlal eden, demokrasi ve hukuk kurallarını yok sayan bu karara karşı, ne hazindir ki, İktidar ve payandalarının sessiz kalmalarının yanında, başta partimiz CHP olmak üzere diğer muhalefet partilerinin de sessiz kalması, bundan sonra da yapılacak Anayasa ve hukuk ihlallerine sessiz kalınacak ve kabullenilecek anlamı taşımaktadır. 

     17 yıllık AKP İktidarları döneminde yapılan seçimlerin çoğunda kamuoyunca ve bizzat hemen bütün muhalefet partilerinin yöneticileri dahil, açık ve aleni seslendirilen hile ve usulsüzlükler   konuşulurken, hiçbir şey olmamış gibi davranmak başta ana muhalefet partisi olmak üzere bütün siyasi partiler için eylemsiz ve ilkesiz bir siyasetin var olduğunun göstergesi olacaktır.

     31 mart 2019  seçimlerine bu koşullarda gitmek, seçimlere girecek siyasi partiler açısından da, YSK gibi önemli ve özel bir kurulun eliyle yapılan anayasanın ihlali ve siyasi rekabeti ortadan kaldıran hukuksuzluğu bugünden kabul ve tescil etmek anlamına gelecektir.  

Eşit olmayan bu şartlar altında seçime gidilmemelidir.   

      O halde Siyasi Partiler yapacakları ortak bir açıklamayla koltuk kavgası ve yarışı içinde değil, anayasa, hukuk ve demokrasiden yana olduklarını ve bağlılıklarını ortaya koymalı ve göstermelidirler.

       CHP, İktidara en yakın ve muhalefet partilerinin en büyüğü olarak, Siyasi ahlakın ve sosyal yaşamın gerektirdiği düzeyde demokratik değerleri önemseyen ortak akıl bileşenlerinin sesi olarak hareket kabiliyeti geliştirmeli ve BİR ŞEY YAPMALI...

      Sosyal ve Hukuk devlet  yapısını, laik devlet düzeni ve toplumsal barışı, demokratik özgürlüğü, ülke bağımsızlığı esası içinde bireysel bağımsızlığın mutlakiyetini bünyesinde  barındıran ve Cumhuriyet'in temel ilke ve esaslarıyla ilelebet korunması, yaşatılması ilkesi ve anlayışıyla tepkisini eylemsel olarak ortaya koymalı, verilen bu anti demokratik kararın geri alınması için kamuoyu baskısı yaratmalıdır.

Aksi takdirde, 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak seçimlerden çekilme kararı verme cesaretini göstermeli ve diğer siyasi partilerin de bu cesaretli kararı vermeleri konusunda etkin siyaset geliştirmesi gerektiğine inanmaktayız.

  Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

         CHP İKTİDARI İÇİN “BİR ŞEY YAPMALI !.”

                         CHP İKTİDAR HAREKETİ

                             12.01.2019 / ANKARA